Yazan: dr.alper mumcu Tarih:

Günümüzde uygulanan sezaryen operasyonlarında temelde
aynı işlemler yapılsa da gerek hasta hazırlanışı
gerekse operasyon tekniklerinde küçük farklılıklar
olabilir. Bu farklılıkların bir kısmı cerrahın
kişisel tercihidir. Farklılıkların bazılarında ise
gerek ülke, gerekse operasyonun yapıldığı hastanenin
şartları etkili olabilir.
Burada anlatılan işlemler planlı bir sezaryen
operasyonundaki bizim kendi uygulamalarımızı
yansıtmaktadır. Alternatif uygulamalar ve yorumları
parantez içinde verilmiştir. |
| Dr.Alper Mumcu |
Hastaneye gidiş
Doktorunuzla sezaryen operasyonuna karar verdiğiniz
günün sabahında sezaryen saatinden 30-60 dakika önce
hastanede olmanız gerekir (bazı
doktorlar bir gece önceden hastaneye yatırmayı uygun
görürler). Anestezi türü ne olursa olsun
(epidural ya da genel) eğer ameliyatınız sabah erken saatte
olacaksa gece saat 24:00'den sonra hiçbir şey yememeniz ve
içmemeniz gerekir. Ameliyat saatinin daha geç olduğu
durumlarda en az 6 saat öncesine kadar yemek yiyebilir, su
içebilirsiniz. Örneğin ameliyatınız sabah saat 10:00'da
planlanıyorsa saat 04:00'den itibaren yeme içme işine son
vermelisiniz. Bu son derece katı bir uygulama olup aynı oruç
tutar gibi ağızdan mideye hiçbir şey girmeyecek şekilde
uygulanmalıdır. Genel anestezi sırasında verilen kas
gevşeticilerin etkisiyle mide içeriği geri gelip akciğerlere
kaçabileceğinden midenin boş olması çok önemlidir. Epidural
anestezi ile sezaryen olacak bile olsanız tedbir olarak
midenizin boş olması gerekir.
Hastanede yatış işlemleriniz tamamlanıp odanıza
alındıktan sonra hazırlık aşaması başlar
Preoperatif (ameliyat öncesi hazırlık)
Odanıza yerleştikten sonra hemşire gelerek durumunuz ile
ilgili öykünüzü alır ve gerekli onay formlarını
imzalatır. Daha sonra ameliyat sahasının temizliğini kontrol
eder. Eğer kesi alanında tüyler varsa bunları traş eder.
Eğer doktorunuzun bu yönde bir istemi varsa barsaklarınızı
boşaltmak için lavman yapar. Lavman makattan barsağın son
kısmı içine verilen az miktarda bir sıvı şeklinde yapılır
ve çok fazla rahatsızlık verici bir uygulama değildir.
Sezaryen operasyonları öncesi lavman yapılması şart
değildir. Lavman yapıldıktan sonra tuvalete giderek
barsaklarınızı boşaltmanız beklenir. Bunun için genelde 5
dakika yeterli olmaktadır. Daha sonra ameliyata giderken
giyeceğiniz önlük giydirilir. Ameliyat sıranız geldiğinde
ameliyathane personeli sedye ile sizi ameliyathaneye görürür.
Sedyeye geçmeden önce tuvalete giderek mesanenizi boşaltmanız
gereklidir.
Ameliyathanede hazırlık

Ameliyat salonuna ulaştığınızda buranın tahmin
ettiğinizden daha kalabalık olduğunu fark edeceksiniz. İlk
önce sedyeden ameliyat masasına geçmeniz istenir. Daha sonra
kolunuzdan ince bir katater girilerek serum bağlanır. Diğer
kolunuza ise tansiyon aleti takılır. Göğüs kafesi üzerine
ameliyat sırasında kalp atımlarınızı monitörde izlemek
için küçük transducerler yapıştırılır. Baş
parmağınıza ise kanınızdaki oksijen miktarını ölçen bir
mandal takılır. Epidural anestezi uygulanacak ise oturur ya da
yan yatar pozisyonda takılabilir. Genel anestezi ise takılan bu
ince katater yardımı ile damar yolundan yapılır. Epirural
kateter takıldıktan ya da genel anestezi yapılacaksa anestezi
uzmanı sizi uyuttuktan sonra mesanenize sonda takılır.
 |
Epidural katater takılması |
 |
Tüm karın bölgesi meme altından bacakların yarısına
kadar antiseptik solüsyon ile temizlendikten sonra sadece
ameliyat sahası açıkta kalacak şekilde steril örtüler
örtülür. Artık bebeği çıkartmaya başlamak için herşey
hazırdır. (Bu aşamada farklı
uygulamalar vardır. Bazı doktorlar bebeğe az anestezi gitsin
diye tüm hazırlıkları hasta daha uyumadan yaparlar. Sonda
takılması, hastanın boyanması ve örtülmesi işlemlerini
hasta uyanıken yaparlar. Bu yaklaşım eski tip anestezi
ilaçları için geçerli olabilir ancak modern ve güvenli
ilaçların kullanılması durumunda bu tür bir yaklaşım
hastaya rahatsızlık ve endişe vermekten başka bir işe
yaramaz. Bazı doktorlar ise sondayı daha hasta odasındayken
taktırmayı tercih ederken bazıları da hiç idrar sondası
taktırmaz).

Sezaryen
Tüm hazırlıkların tamam olduğu doktorlar ve hemşire
tarafından son kez kontrol edildikten sonra operasyona
başlanır. Yasal olarak operasyonda en az biri uzman olmak
şartıyla iki hekim hazır bulunmak zorundadır. Yasal
zorunluluk böyle olmakla birlikte tüm sezaryen operasyonları
ameliyatı yapan ve ona asiste eden iki kadın hastalıkları ve
doğum uzmanı tarafından yapılır. İlk önce cilt kesilir.
Kesinin yeri kasık bölgesinde ortadaki kemiğin iki parmak
üzeridir. Bu genelde kasık yüylerinin başladığı çizgiye
denk gelen alandır.Kesinin büyüklüğü yaklaşık 10
santimetre kadardır. Ardından sırasıyla ciltaltı yağ dokusu
ve karın duvarın en güçlü tabakası olan rektus kası
kılıfı (fasya) kesilir. Daha sonra karın kasları (rektus
kası) ve karın zarı (pariyetal periton) açılarak karın
boşluğuna girilir. Rahimin üzerini örten ince zar tabakası
(visseral periton) kesilerek rahim kasına (myometrium)
erişilir. Ardından bu tabaka da açılarak bebeği çevreleyen
keseye ulaşılır.Kese patlatıldıktan sonra bebeğin kafası
ve ardından gövdesi doğurtulur. Bebek doğurtulurken asiste
eden doktor rahmin tepesinden bastırarak operatöre yardımcı
olur. Eğer sezaryen epidural anestezi ile oluyor ise bu aşamada
karın bölgenizde bir baskı hissedebilirsiniz. Bebek,
doğurtulduktan sonra hemen göbek kordonu bağlanıp kesilerek
ameliyathanede bulunan bebek doktoruna teslim edilir. Bebek
doğduktan hemen sonra size koruyucu antibiyotik yapılır.

Bebeğin eşi (plasenta) çıkartıldıktan sonra rahimin içi
temizlenir ve kapatma işlemine başlanır. Kesilen tabakalar tek
tek dikilir. Önce uterus kası kapatılır. Ardından kanama
kontrolü yapılır. Kanayan yerler varsa buralara ek dikişler
atılır. Kanama olmadığından emin olunduktan sonra visseral
periton dikilir (Bazı doktorlar bu
tabakayı dikmeden bırakabilir.Yapılan çalışmalarda
vissereal peritonun dikilmesi ile dikilmemesi arasında herhangi
bir fark olmadığı bulunmuştur). Karın boşluğu
temizlendikten sonra pariyeteal periton ve ardından kas
tabakası dikilir (Bazı doktorlar bu
tabakaları dikmeden bırakabilir.Yapılan çalışmalarda
pariyetal peritonun ve kasın dikilmesi ile dikilmemesi arasında
herhangi bir fark olmadığı bulunmuştur). Daha
sonra kas kılıfı altındaki kanayan alanlar koterize edilerek
kanama kontrolü sağlanır. Kas kılıfı dikilerek kapatılır.
Kapatma işleminin en önemli aşaması budur. Bu tabaka karın
içi organların fıtıklaşmasını engelleyen tabakadır.
Ardından cilt altı kanamalar kontrol edilerek bu kat da dikikil
ve sıra cilde gelir. Cilt boydan boya dışarıdan ve
uçlarında hiçbir dikiş ipliği görülmeyecek şekilde
estetik olarak kapatılır ve operasyon tamamlanır. Cilt
dikişlerinin daha sonra alınması gerekmez. Bunlar siz fark
etmeden kendiliğinden vücut tarafından eritilirler.
Halk arasında bu dikiş türü hatalı olarak laser dikiş
olarak bilinmektedir. Laser dikmeye ve birleştirmeye
değil kesmeye yarayan bir tekniktir. Laser dikişi diye
birşey yoktur. Yapılan estetik dikiştir.

Uygulamalar arasında fark olmasa da
kullanılan dikiş malzemesi arasında hekimler arasında ciddi
farklar vardır. Bazı doktorlar fasya tabakası dışında tüm
tabakalarda katgüt adı verilen organik bir materyal kullanmayı
tercih ederler. Bu dikiş materyali koyun ve sığırların
barsaklarından üretilmektedir. Organik olduğu için reaksiyon
gelişme olasılığı bulunur. Gelişmiş ülkelerde yaygın
kullanımı uzunca bir süre önce terk edilmiştir. Deli dana
salgınınından sonra ameliyatlarda kullanılmaması
önerilmektedir. Öerilen materyal bizim de her tabakada tercih
ettiğimiz sentetik materyalerdir. En sık vicryl adı verilen
iplik kullanılır. Bu iplik hem katgüte göre daha güçlü hem
de daha güvenlidir. Katgüt tercih eden doktorlar fasya
tabakasını vicryl ile dikerler. Fasya katgüt ile dikildiğinde
fıtık olma olasılığı çok yüksektir. Katgüt ile vicryl
arasındaki en önemli belirleyici faktör maliyettir. Katgüt
çok ucuz bir materyalken vicryl oldukça pahalıdır.

| Sezaryen operasyonunda
kesilen tabakalar |
| |
|
| |
1. Cilt
2. Cilt altı yağ dokusu
3. Fasya (kas kılıfı)
4. Karın ön duvarı kası (Rektus kası) *
5. Pariyetal periton (Karın zarı) *
6. Visseral periton (Rahimi çevreleyen zar) *
7. Myometrium (Rahimi oluşturan kas)
8. Amniyon kesesi (Bebeğin çevreleyen zar) ** |
| |
|
|
* Yanında işaret olan
tabakalar, kapatılırken dikilmeden
bırakılabilir.
** Tabaka olarak
sayılmaz. |
|
Ameliyattan hemen sonra
Cilt dikisi tamamlandıktan sonra hemşire yaranın
üzerini antiseptik solüsyon ile temizler ve pansuman materyali
ile kapatır. Ardından hastanın vücudunu steril su ile siler.
Bu esnada eğer genel anestezi uygulanmış ise hasta uyanmaya
başlamıştır. Ameliyathaneden çıktıktan sonra ayılma
odasında 30 dakika kadar gözlem altında bekletilip tüm
bulguların dengede olduğu görülünce hasta odasına
çıkartılır ve yatağına alınır.
Odada
Operasyonun olduğu gün ameliyat sonrası (postop)
sıfırıncı gün olarak kabul edilir. Odanıza geldiğinizde
eğer idrar sondası takılmış ise bu yerinde olacaktır.
İdrarınız varmış gibi hissedebilrisiniz ancak bu
yanılsamadır ve sonda mesanede biriken idrarı
boşaltmaktadır. Bugünde damardan serum uygulaması devam eder.
Postop dönemde yaklaşık 3 litre sıvı alırsınız. Kendinizi
iyi hissettiğinizde azar azar su içebilirsiniz. Ameliyattan 6-8
saat sonra rejim 1 adı verilen komposto, hoşaf gibi sıvı
maddeler verilecektir. Bu gün su ve size hastane tarafından
verilenler dışında başka herhangi bir yiyecek maddesi
almamamalısınız (bazı doktorlar
ameliyat sonrası 24 saat süreyle ağızdan hiçbirşey
vermemeyi tercih ederler. Bazı doktorlar ise hasta gaz
çıkarana kadar ağızdan beslemeyip damardan sıvı verirler). Ameliyattan
6-8 saat sonra sondanız çıkartılabilir ya da ertesi güne
kadar yerinde tutulabilir.
Ameliyattan 6-8 saat sonra hemşireler sizi ayağa kaldırıp
oda içinde dolaştırırlar. Mobilizasyon adı verilen
dolaşabilme izni son derece önemlidir. Ameliyat sırasında hem
karın boşluğu açıldığı ve barsaklar havayla temas ettiği
hem de ameliyatta kullanılan gaz gevşeticilerin etkisi ile
barsak hareketleriniz durur. Ne kadar erken mobilize olursanız
barsak hareketlerinin normale dönmesi o kadar kolay ve çabuk
olmaktadır. İlk kez ayağa kalktığınızda başdönmesi ve
göz kararması yaşayabilirsiniz. Bu normal bir durumdur.
Kendinizi ayağa kalkacak kadar güçlü hissetmiyorsanız
zorlamayın. Yatak içinde bacaklarınızı hareket ettirmeniz de
ilk gün için yeterli olabilir (bazı
doktorlar hastayı 24 saat ayağa kaldırmamayı tercih
edebilirler). Yatak içinde sağ ya da sol yanınıza
dönmenizin herhangi bir sakıncası ya da riski yoktur.
Ağrı ameliyat sonrası hasta ve hasta
yakınlarının en çok çekindiği konudur. Eğer sezaryeniniz
epidural anestezi ile yapılmışsa bu konuda endişe
yaşamanıza gerek yoktur. Epidural kataterden sürekli düşük
miktarda ağrı kesici verilmektedir. Eğer verilen miktar
yeterli gelmez ise epidural katatere ilaç gönderen cihazın
düğmesine basarak kendiniz ek dozlar verebilirsiniz. Genel
anestezi ile yapılan ameliyatlar sonrasında hastya PCA (patient
controlled analgesia, Hasta kontrollü ağrı giderimi)
uygulanır. Bu damar yoluna bağlanan ikinci bir boru
yardımıyla ağrı kesici verilmesidir. Hortumun ucu PCA
cihazına bağlıdır. Bu cihazdan çıkan bir düğme sizin
elinize verilir. Ağrı hissettiğinizde bu düğmeye basarak PCA
aletinin damar yolundan ağrı kesici ilaç göndermesini
kendiniz sağlarsınız. Cihazın belirli aralıklarla ve
toplamda gönderebileceği azami ilaç miktarı anestezi doktoru
tarafından önceden ayarlanmıştır. Bu nedenle siz düğmeye
fazla da bassanız cihaz ayarlandığı dozdan fazlasını vermez
(PCA maliyeti arrtıran bir unsur
olduğundan her doktor ve hastane tarafından rutin olarak
uygulanmaz.Bazı hastanelerde ek ücret karşılığı sunulur).
Eğer PCA uygulanmamışsa belirli aralıklarla kaçdan size
güçlü ağrı kesici iğneler yapılır.
Odanıza geldikten sonra kendinizi iyi hissettiğinizde
bebeğiniz yanınıza getirilir ve onu emzirmenize yardımcı
olunur. Emzirirken karnınızda ağrı duyabilirsiniz. Sütün
memeden dışarı atılmasını sağlayan hormon ile rahimin
kasılmasını sağlayan hormon aynıdır. Bu nedenle emzirirken
rahminiz de kasılır ve siz bunu ağrı olarak
hissedebilirsiniz. Bu rahmin kendini toplamasını hızlandıran
ve kanamayı azaltan bir özelliktir. Eğer isterseniz
bebeğinizi hiç bebek odasına göndermeyip 24 saat kendi
odanızda ve yanınızda tutabilirsiniz.
Ameliyattan hemen sonra kesi hattı üzerine belirli bir süre
kum torbası gibi ağrılıklar konulması sıkça yıplan bir
uygulamadır ancak iyi kanama kontrolü yapıldığında hastaya
gereksiz ağrı hissettirmesi dışında bir fonksiyonu yoktur.
Ameliyattan sonraki ilk saatlerde sizinle ilgilenen hemşire
sık aralıklarla odanıza gelerek nabzınızı sayar,
tansiyonunuzu ölçer ve ters giden herhangi birşey olup
olmadığını kontrol eder.
Postop 1. gün
Ameliyatın ertesi günü sabah doktorunuz yara yeri üzerindeki
flasteri çıkartır, antiseptik solüsyon ile siler ve üzerine
koruyucu bir sprey sıkar. Yara yeriniz artık kapatılmaz,
açık bırakılır (bazı doktorlar
pansumanı 2-5. günde açmayı tercih ederler, ya da postop1.
günde pansuman yapıp yeniden kapatırlar). Bu sabah
sondanız ve epidural katateriniz çıkartılır. Damardan sıvı
uygulamasına son verilir ve Rejim 2 adı verilen yumuşak
gıdaları almaya başlarsınız. Hastabakıcılar sizi
yatağınızda siler ve kendi gecelik ya da pijamanızı
giydirir.
Barsak hareketleriniz başlayıp gaz çıkardıktan sonra
rejim 3 adı verilen normal gıdaları almaya başlayabilrsiniz.
Rejim 3 almak için gaz çıkartılmasını beklemek şart
değildir. Erken mobilize olan hastaların büyük bir kısmında
gaz çıkartmakta sorun yaşanmamaktadır.
Bu gün size düşen en önemli görev mümkün olduğunca
çok yürümektir. Yataktan kendiniz tek başınıza
kalkabilirsiniz. Bunu yapamadığınızda odadakilerden ya da
hemşirelerden yardım isteyebilirsiniz. Gaz çıkışı olmayan
hastalar karında şişlik ve ağrı sorunu yaşayabilirler.
Kendiliğinizden gaz çıkartamazsanız bazı ilaçlar ve lavman
uygulayarak süreç hızlandırılabilir.
Postop 2. gün
Bugün hızla iyileştiğinizi ve pek çok aktivteyi kendi
başınıza gerçekleştirebildiğinizi fark edeceksiniz. Postop
2. günde ayakta duş şeklinde banyo yapabilirsiniz. Bunun
hiçbir sakıncası yoktur. Duş yapmak kendinizi iyi
hissetmenize yardımcı olur (bazı
doktorlar 1 haftaya kadar duş yapmaya izin vermezler).
Eğer genel durumunuz iyi ise ve ciddi bir problem yoksa bugün
taburcu olup evinize gidebilirsiniz.
Postop 3. gün
Durumunuz artık çok iyidir. Her işinizi kendiniz
yapabilirsiniz. İsterseniz her gün duş yapabilir, canınız ne
isterse yiyebilirsiniz. Bebek doktorunuz bebeğinizin taburcu
olmasına izin verirse taburcu olabilirsiniz. Eğer bebeğinizde
yenidoğan fizyolojik sarılığı varsa doktorunuz bebeğinizi
eve göndermeyebilir. Bu durumda eğer isterseniz siz de
hastanede kalabilirsiniz.
Eve gidince
Eve gittikten sonra doktorunuzla olan ilk kontrolünüze
kadar bazı noktalara özen göstermeniz gereklidir.
- Ağır fiziksel aktiviteden kaçının. Ancak bu yataktan
ya da oturduğunuz yerden kalkmayın demek değildir.
- Kanamanız rengi giderek açılarak 2-3 hafta devamlı
sürebilir, ara ara kesilip sonra tekrar başlayabilir.
Bunlar tamamen normaldir.
- Hamilelik süresince kullandığınız demir ve vitamin
ilalarını almaya devam edin.
- Ağrı kesici olarak doktorunuzun taburcu olurken
verdiği ilaçları kullanabilirsiniz.
- Bebeğinizi düzenli olarak emzirin. Sütünüzün tam
olarak gelmesi 2-3 gün alabilir endişelenmeyin.
- Dilediğiniz herşeyi yiyip içebilirsiniz ancak sizde
gaz yaptığını bildiğiniz şeyleri yemekten
kaçının. Bol bol su içmeye gayret gösterin
- Dilediğiniz kadar ayakta duş şeklinde banyo
yapabilirsiniz. Kanamanız kesilinceye kadar oturarak
banyo yapmak, küvet, jakuzi ve havuza girmek
sakıncalıdır. 3-4 hafta sonunda kanamanız hala az da
olsa devam ediyorsa doktorunuzun izniyle tampon
kullanarak denize girebilirsiniz.
Ne zaman endişelenmeliyim?
Doktorunuz 6 hafta sonra sizi kontrole çağıracaktır
(lohusalık dönemi 6 hafta (42 gün) olup hamilelikte ortaya
çıkan değişikliklerin hamilelik öncesindeki haline dönmesi
için geçen süredir. " Kırkı çıkmak "
sözü buradan gelmektedir). Bu süre içinde aşağıdakilerden
herhangi biri ortaya çıktığında doktorunuzu zaman
kaybetmeden aramalısınız.
- Fazla miktarda olan kanama
- 38 derecenin üzerinde olan ateş
- Doktorunuzun verdiği ağrıkesici ile geçmeyen ve sizde
tuhaf olduğu izlenmini uyandıran ağrılar
- Kötü kokulu vajinal akıntı
- Yara yerinde ve etrafında kızarıklık, şişlik ve
ağrı
- Yara yerinden akıntı
- Solunum güçlüğü
- Bacaklarda kızarıklık, sıcaklık ve ağrı
- Size tuhaf gelen ve kendi kendinize
açıklayamadığınız her türlü durum
Geri
|